Abstract


An Evaluatıon on the Part of Sebeb-i Te’lîf of Hüsn ü Aşk

Her beyti kendi arasında kafiyeli ve beyit sınırlaması olmaması hasebiyle mesnevî nazım şekli ilmî, ahlâkî, tarihî eserlerin yazımının yanında ikili aşk hikayeleri ve efsaneler gibi konuların anlatımında da tercih edilen nazım şekli olmuştur. Klasik Türk edebiyatı sahasında müellifler uzun anlatılması gereken konuları mesnevî nazım şekliyle kaleme almışlardır. Klasik Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri şüphesiz Şeyh Gâlib’tir. 18. yüzyılda yaşamış olan Şeyh Gâlib divan sahibi olmasının yanında Şerh-i Cezîre-i Mesnevî, Es-Sohbetü’s-Sâfiye ve Hüsn ü Aşk adlı eserlerin de müellifidir. Klasik Türk edebiyatının en çok okunan eserlerinden biri olan Hüsn ü Aşk ikili aşk hikayesinin konu edildiği bir mesnevîdir. Bu çalışmada Hüsn ü Aşk mesnevîsinin sebeb-i te’lîf bölümü incelenmiştir. Şeyh Gâlib’in bu bölümde dile getirdiği beyitlerden hareketle eserin yazılış amacının yanında sanat anlayışı, şiire ve şaire bakış açısı ve özellikle 17. yüzyıl şairlerinden Nâbî ve onun Hayriyye adlı nasihatnâme türündeki mesnevîsine yönelttiği eleştiriler tespit edilmeye çalışılmıştır.



Keywords

Şeyh Gâlib, Hüsn ü Aşk, Nâbî, Hayriyye, mesnevî, sebeb-i te’lîf


Kaynakça