Dilbilgisi dilin kurallarından oluşur. Bu kurallar dilin özellikleridir. Bu kurallar anadili konuşurları tarafından hazırlanırsa dilin bütün özellikleri dilbilgisine yansır ve hepsi birer dilbilgisi kuralı olarak kitapta yer alır. Ancak bazı diller vardır ki gramerleri ana dili konuşurları tarafından yazılmamıştır ya da ana dili konuşuru kendi dilini başka bir dilin şablonu üzerine oturtarak dilbilgisini yazmıştır. Bu durumda ortaya çıkan dilbilgisi kitabına dilin kendi özellikleri ve ifade gücü tam olarak yansımaz. Ana dili eğitiminin böyle bir dilbilgisi kitabı üzerinden yapılması kitaba yansımayan özelliklerin ve dilin kendine özgü ifade gücünün zamanla yok olmasını beraberinde getirir. Bu durum aynı zamanda dilin başka bir dil tarafından istilası anlamına da gelir. Dil, hangi dilin dilbilgisi şablonu ile yazılmışsa ona benzemeye başlar. Özgünlüğünü yitirir, kendi konuşurunun dünya görüşü ve hayat anlayışını ifade etmekte yetersiz kalır. Türk dili çok eski bir yazı dili olduğu, bugün pek çok dilin henüz konuşma dili bile olmadığı zamanlarda yazılı metinlerinin olduğu bir dildir. Tarihi kayıtlar bu dilin eğitiminin de çok eski ve köklü olduğunu göstermektedir. Ancak var olduğunu bildiğimiz ilk Türk dilbilgisi kitabından günümüze kadar Türk dilinin kendine özgü bir dilbilgisi şablonu olmamıştır. Bu durum, dilin bugün farkında olmadığımız pek çok özelliğinin yok olduğunu da göstermektedir. Günümüzde Türk dilinin yirmiyi aşan bir yazı dili vardır. Bu yazı dillerinin dilbilgisi kitapları birbiriyle çok kaba olarak örtüşmesine rağmen içerikleri birbirinden çok değişiktir. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinin bir Türk birliğinin temellerini attığı günümüzde ortak bir geleceğin anahtarı dilde birliktir. Bu birlikteliğin sağlanması da dil öğretiminin ortak bir şablon üzerinden yapılmasını zorunlu kılar. Çalışma akademik seviyedeki dilbilgisi kitaplarının karşılaştırılarak değerlendirilmesini içermektedir.
Türkçe dilbilgisi, dilbilgisi şablonu, ana dili öğretimi, yazı dili eğitimi