Kâdim çağlardan bu yana evrenin yaradılışı, yaşam ve ölümden sonrası gibi konular, “Tanrı bilgisi” ve “evren tasavvuru” hakkındaki pek çok inanç ve pratiğin gelişiminde etkili olmuştur. Müzik ise insanın yaşadığı dünya, evren ve Tanrılarla irtibat kurmasında en başat unsurlarından biri olmuştur. Kadim Türk topluluklarında, ‘insanın yaradılışı’, ‘evrendeki düzen ve uyum’, ‘Tanrısal bilgi’ ve ‘bilginin kaynağı’ gibi birtakım ontolojik sorunlara dair algılayışın izleri, özellikle tabiat unsurlarıyla bağlantılı olan animizim ve Şamanizm gibi dinsel-büyüsel ritüeller, ‘tabiat kültleri’, ‘yaradılış/köken mitleri’ ve Türk tarihinin en eski yazılı kaynakları içinde aranabilir. Antik Yunan döneminde bilgi/bilgelik ve ‘Tanrısal bilgi’ gibi epistemolojik konulara işaret eden “logos, gnosis, sophia” gibi kavramlar; Orta çağ İslam döneminde ise “irfân, marifet, hikmet” kavramlar kullanılmıştır. Türk toplumlarında ise ‘bilge’ kişilerin ülkeyi yönetmesine verilen önemi yansıtan ‘kut’ anlayışı, şaman/kam/ozan gibi Tanrı ve insanlar arasındaki iletişime aracılık eden ‘bilge’ kişilere önem verilmesi, Tanrısal bilginin halkın yaşamına nasıl tezahür ettiğini göstermektedir. Bu çalışmada, Orta çağ Türk toplumlarında Tanrısal bilgi ve bilgelik, yaradılış hitabı/emri olarak ‘Tanrı kelâmı/söz/ ses’, doğadaki ve kozmolojik unsurlarla kurulan ‘döngüsellik’ algısı, evrenin yaradılışı ve varlık âlemini tasavvuruna yansıyan ‘dört unsur’ simgeselliğinin müzikle ilgili eski Türk kültürüne yansıyan bazı örnekleri ele alınmıştır. Çalışmada “literatür taraması” yoluyla elde edilen veriler “içerik analizi” yoluyla çözümlenmiştir.
Tanrısal bilgi, Türk mitolojisi, müzik, çalgı.