Osmanlı Devleti on dokuzuncu yüzyılda iyiden iyiye zayıflamış ve imparatorluktaki pek çok unsur bağımsızlık arzusuna düşmüştür. Yüzlerce yıl Türk hâkimiyetinde olan topraklar yavaş yavaş kaybedilmiştir. Balkanlar’daki Karadağlılar, Sırplar, Bulgarlar ve Yunanlılar Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmiş, 1912-1913 Balkan Savaşları’yla birlikte Balkanlardaki Türk hâkimiyeti tamamen sona ermiştir. Karadağlılar, Sırplar, Bulgarlar ve Yunanlılar bölgedeki Müslüman Türklere pek çok zulüm yapmıştır. Bunlar arasında Bulgarların zulümleri ayrı bir yerde durmaktadır. Yerli ve yabancı kaynaklarda Bulgar zulmüne özellikle vurgu yapılmıştır. Bulgarlar Türklere yönelik cinayet, tecavüz, işkence gibi her türlü kötülüğü yapmıştır. Bununla yetinmeyen Bulgarlar Balkanlarda Türk izini tamamen silmek için Türk köy ve kasabalarını yakıp yıkmıştır. Balkan Savaşları ve Balkanlardaki Türklere yapılan zulümler Türk milletinde derin bir yara açmıştır. Savaş sırasında ve sonrasında yaşananlar Türk aydın ve yazarlarının Türkçülük fikrine yönelmesini beraberinde getirmiştir. Dönemdeki pek çok yayın organında olduğu gibi Rübab dergisinde de konuyla ilgili haberler yer almış; şiirlerde, hikâyelerde ve denemelerde Bulgar mezalimi işlenmiştir. Bulgar mezaliminin anlatıldığı denemeler bugüne kadar geri planda kalmıştır. Bu çalışmada Bulgar mezaliminin Rübab dergisindeki bazı denemelere nasıl yansıdığı gösterilmiştir.
Balkan Savaşları, Rübab dergisi, deneme, Bulgar mezalimi, göç.