İzzeddin Hasanoğlu 13. yüzyılda yaşamış ve Azerbaycan Türkçesinde şiir yazan ilk şair olmuştur. Kendisi Horasan’ın İsferayin beldesinde dünyaya gelmiş, Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiir yazacak şekilde mükemmel öğrenmiştir. Necmeddin Kübra’nın kurduğu Kübreviye tarikatına mensup olup halifesi Ali Lala’nın halifeleri Şeyh Ahmet Zakir ile Şeyh Sadeddin Hammavi Hasanoğlu’nun şeyhleridir. Hasanoğlu’nun hayatı ile ilgili toplam beş altı satırlık bilgiyi Devletşah Semerkandi “Tezkiretü’ş Şuara” adlı eserinde vermiştir. Bundan başka 16. yüzyıl tezkirecisi Âşık Çelebi “Meşaʿirü’ş-Şuara” adlı eserinin Makami ve Selman-ı Bursevi’den bahsettiği bölümlerde Anadolu’da Hasanoğlu türkülerinin söylendiğini, Selman-ı Bursevi’nin musikide maharet sahibi olup çok güzel düdük çaldığını, musikide söz sahibi olmasından sonra padişahın toylarında yer tuttuğunu, onun türküleri ile Hasanoğlu’nun türkülerinin başka türlü yorumlandığını, hece ile yazılan bu türkülerde Ahmed Yesevi’nin büyük etkisinin görüldüğünü dile getirmiştir. Bu bilgilerden başka onun yaşamı ile ilgili herhangi bir malumat alınamamıştı. Türkçe üç, Farsça da iki şiiri bilinmekte idi, ancak 2009 yılında Finlandiya’da bir koleksiyoncudan alınıp Türkiye’ye getirilerek Türk Dil Kurumu’na verilen “Kitab-ı Siretü’n Nebi” adlı mesnevisi Hasanoğlu’nun yaşamı ve eserleri ile ilgili birçok bilinmeyenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu makalede konu çok yönlü olarak araştırılmış ve gerekli belgeler orijinalleri ile birlikte sunularak birçok bilinmeyenin cevabını bulması yoluna gidilmiştir.
Hasanoğlu, Ahmet Zakir, Siret