Bu bildiri, kimlik ve diaspora topluluklarında kimlik bağlamlarından hareketle, müzik ve dansın göç edilen mekânda kimlik inşasında nasıl işlevselleştirildiğini Ulupamir Kırgızları üzerinden ele almaktadır. Ulupamir Kırgızları, göç sonrası yerleştikleri yeni coğrafyada, çevrelerinde bulunan Kürt topluluklarıyla belirgin bir sosyo-kültürel mesafe içinde konumlanmış, bu durum onların kimliklerini pekiştirme süreçlerini doğrudan etkilemiştir. Ötekinin varlığı, grup içi aidiyet duygusunu güçlendirirken, dans ve müzik gibi kültürel pratikler kimlik inşasında bilinçli olarak araçsallaştırılmıştır. Dans, geleneksel Kırgız kültüründe yer almasa da göç sonrası bir kimlik göstergesi hâline gelmiş; Kırgızistan’dan gelen eğitmenler ve dijital bilgi kaynakları (internet, medya) bu dönüşümde belirleyici olmuştur. Komuz çalma pratiği, müzik ve sözlü anlatılar kimliğin korunması ve yeniden üretilmesinde merkezi bir rol üstlenmiştir. Anavatan, dans ve müzik aracılığıyla simgesel olarak yeniden üretilmiş; bu pratikler yalnızca kültürel sürekliliği sağlamakla kalmayıp, diaspora topluluğunun aidiyetini güçlendiren bir köprü işlevi görmüştür. Sonuç olarak, müzik ve dansın, Ulupamir Kırgızlarının göç sonrası kültürel varlıklarını sürdürme ve kimliklerini yeniden inşa etme süreçlerinde kritik bir işlev üslendiği tespit edilmiştir.
Ulupamir, Kırgız, Kimlik, Dans, Müzik