Dünya haritasına bakıldığında Türk dilleri Doğu Avrupa’dan Bering Boğazı’na kadar olan büyük bir coğrafyada 250 milyonu aşkın bir kitle tarafından konuşulmaktadır. Türk yazı dilleri ve lehçeleri, genetik, coğrafi, etnik ve tipolojik bir dizi ölçüt ve sınıflandırma girişimiyle Avrasya coğrafyasında geniş bir alana yayılmıştır. Tarih boyunca ve günümüzde Türk dilleri kendi içinde Türkologların kendi bakış açılarından yola çıkarak sınıflandırmaya çalışılmıştır. Türkiye, Azerbaycan, Moldova (Gagavuzlar), Türkmenistan’da konuşulan Türk dilleri Oğuz grubunu oluşturur. Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya’nın Tataristan, Başkurdistan, Altay, Hakasya, Dağistan, Karaçay-Çerkes, Kabartay-Balkar ve benzeri birçok bölgesinde konuşulan Türk dilleri Kıpçak grubunu oluşturur. Özbekistan ve Çin’in Doğu Türkistan bölgesinde konuşulan Türk dilleri ise Karluk grubunu oluşturur. Türk dili ve tarihinin bilinen edebi özelliği olan ilk ve en eski belgeleri olan Göktürk Yazıtları (Orhun Abideleri) (MS 720-735 yılları) ile köklerine ulaştığımız Türk dilleri Batılı ve Doğulu Türkologların yaptıkları değerli çalışmalar sayesinde dünya bilim birikiminin içinde kendisine çok değerli bir alan edinmiş ve yapılmakta olan bilimsel çalışmalar ile birlikte önemini artırmaya devam etmektedir. Göktürk Yazıtları ile tarih sahnesinde başlangıç yapan, Kaşgarlı Mahmut’un Divan ı Lügat ı Türk eseri ile yerini sağlamlaştıran Türk dili, W. Radloff’un Türkoloji bilim dallını kurulmasına temeller oluşturan çalışmaları ile ününü artırmıştır.
Türk dilleri, ağıa, morfem, Eski Türk yazıtları