“KİTAB-I SİRETÜ’N NEBİ”NİN DEĞİŞİK ADLI NÜSHALARI KONUSU
(The Subject of the Copes with Different Names of the “Kitab-i Siretu’n Nebi” )

Yazar : SEYFETTİN ALTAYLI  Seyfettin ALTAYLI  
Türü :
Baskı Yılı :
Sayı : 12
Sayfa : 309-328
    


Özet

İzzeddin Hasanoğlu lived in the 13th century and was the first poet to write poetry in Azerbaijani Turkish. He was born in the İsferayin district of Khorasan and learned Arabic and Persian perfectly enough to write poetry in these languages. Hasanoğlu was a member of the Kübreviye order founded by Necmeddin Kübra. The caliphs of Ali Lala, who was the caliph of Necmeddin Kübra, Sheikh Ahmet Zakir and Sheikh Sadeddin Hammavi were Hasanoğlu's sheikhs. Devletşah Semerkandi gave a short information about Hasanoğlu's life in his work titled "Tezkiretü'ş Şuara", which is a total of five or six lines. In addition, the 16th century biographer Âşık Çelebi stated that Hasanoğlu's folk songs were sung in Anatolia in the sections of his work titled "Meşaʿirü'ş-Şuara" where he mentioned Makami and Selman-ı Bursevi. He also stated that Selman-ı Bursevi was skilled in music and played the whistle very well, and that he was constantly present at the sultan's weddings. He stated that Hasanoğlu's songs were interpreted differently with his melodies, and that Ahmed Yesevi's great influence was seen in these songs written in syllabic form. Apart from this limited information, no information about Hasanoğlu's life has been found to date. Until now, three poems of Hasanoğlu in Turkish and two in Persian were known. However, his masnavi called "Kitab-ı Siretü'n Nebi", which was taken from a collector in Finland in 2009 and brought to Turkey and given to the Turkish Language Association, has led to the emergence of many unknowns about Hasanoğlu's life and works. In this article, the subject has been researched in many aspects and the necessary documents have been presented together with their originals, aiming to find answers to many unknowns about Hasanoğlu.



Anahtar Kelimeler

Hasanoglu, Ahmet Zakir, Siret



Abstract

İzzeddin Hasanoğlu 13. yüzyılda yaşamış ve Azerbaycan Türkçesinde şiir yazan ilk şair olmuştur. Kendisi Horasan’ın İsferayin beldesinde dünyaya gelmiş, Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiir yazacak şekilde mükemmel öğrenmiştir. Necmeddin Kübra’nın kurduğu Kübreviye tarikatına mensup olup halifesi Ali Lala’nın halifeleri Şeyh Ahmet Zakir ile Şeyh Sadeddin Hammavi Hasanoğlu’nun şeyhleridir. Hasanoğlu’nun hayatı ile ilgili toplam beş altı satırlık bilgiyi Devletşah Semerkandi “Tezkiretü’ş Şuara” adlı eserinde vermiştir. Bundan başka 16. yüzyıl tezkirecisi Âşık Çelebi “Meşaʿirü’ş-Şuara” adlı eserinin Makami ve Selman-ı Bursevi’den bahsettiği bölümlerde Anadolu’da Hasanoğlu türkülerinin söylendiğini, Selman-ı Bursevi’nin musikide maharet sahibi olup çok güzel düdük çaldığını, musikide söz sahibi olmasından sonra padişahın toylarında yer tuttuğunu, onun türküleri ile Hasanoğlu’nun türkülerinin başka türlü yorumlandığını, hece ile yazılan bu türkülerde Ahmed Yesevi’nin büyük etkisinin görüldüğünü dile getirmiştir. Bu bilgilerden başka onun yaşamı ile ilgili herhangi bir malumat alınamamıştı. Türkçe üç, Farsça da iki şiiri bilinmekte idi, ancak 2009 yılında Finlandiya’da bir koleksiyoncudan alınıp Türkiye’ye getirilerek Türk Dil Kurumu’na verilen “Kitab-ı Siretü’n Nebi” adlı mesnevisi Hasanoğlu’nun yaşamı ve eserleri ile ilgili birçok bilinmeyenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu makalede konu çok yönlü olarak araştırılmış ve gerekli belgeler orijinalleri ile birlikte sunularak birçok bilinmeyenin cevabını bulması yoluna gidilmiştir.



Keywords

Hasanoğlu, Ahmet Zakir, Siret