Dünya’nın oluşumundan itibaren tektonik hareketler sürekli olarak meydana gelmiş ve günümüzde de devam etmektedir. Tarih boyunca büyük ölçekli depremler yaşanmış, bu sarsıntılar bireyler üzerinde önemli psikolojik etkiler bırakmıştır. Depremler, bireylerde travma ve depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklara yol açmakta, bu durum ise ilaç kullanımında artışa neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalara göre, geçmişte yaşanan depremler sonrasında kadınların %55,2’si ve erkeklerin %33,4’ü travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile mücadele etmiştir. Afetlerin psikolojik etkilerini inceleyen çalışmalar, kadınların, çocukların, yaşlıların ve düşük eğitim ile gelir seviyesine sahip bireylerin daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir. Deprem sonrası can kayıpları ve yaralanmalar, bireylerde ani panik ve travmaya sebep olurken, günler veya aylar sonra enkazdan çıkarılan cansız bedenler, travmatik etkilerin yeniden yaşanmasına yol açmaktadır. Özellikle artçı sarsıntılar, bireylerin kaygı düzeylerini artırarak ruhsal iyilik hallerini olumsuz etkilemektedir. Bu çalışma, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay ilinde, deprem sonrası ilaç kullanımındaki değişimleri incelemiştir. Depremler, konutlar, iş yerleri ve altyapı gibi kritik alanlarda yıkımlara neden olmakta, bu da bireylerin psikolojik yükünü artırmaktadır. Çalışma kapsamında, depremi deneyimleyen bireylerle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiş, ruh sağlığındaki değişimler ve ilaç kullanımı hakkında veri toplanmıştır. Elde edilen bulgular, afet sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin planlanmasına katkı sağlayarak, gelecekteki müdahaleler için temel oluşturabilir.
Deprem, Ruh sağlığı, Depresyon, ilaç kullanımı, Hatay İli